Ürün Bulunamadı.
Attila ve Hun İmparatorluğu

Attila ve Hun İmparatorluğu

Yazar(lar): Alperen Bayrak
Yayınevi / Marka: Yediveren Yayınları
Ciltsiz
%27 Indirim
28,00
(KDV DAHİL) 20,50TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2018
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 416
Boyut: 13,5x21
Kodu : 9786059514798
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>Attila, 5. yüzyılda Avrupa'da yaşamış olan Hun İmparatorluğu'nun hükümdarıdır. Macaristan'da İtil (Volga) Nehri kıyılarında doğdu. Adının manası, “İtil’de doğan” demektir. Attila, kurnaz bir savaşçıydı. Acımasız ve çok gururluydu. Birtakım göçebe kavimleri, Türkleri, Moğolları, Rusya ve Avrupa'nın diğer kavimlerini çevresinde toplayarak büyük bir savaş devleti kurdu. O, dünyanın tek hâkimi olmak istiyordu. Tıpkı Büyük İskender gibi bütün dünyaya hâkim olmak ihtirası ile dopdolu bulunan Attila, bu büyük emelini tamamen gerçekleştiremedi. Ancak tarihin tanıdığı en ünlü cihangirlerden biri oldu.</p><br/><p>Cesaret Attila'nın en değer verdiği savaşçı ve liderlik özelliklerinden biri olmuştur. Bundan dolayı savaşma arzusu zayıf olan kişilerin komutanlık özelliği olmadığını düşünür ve arzusu zayıf komutanların, komutan olmak istemeyen kişiler olduğunu söylerdi. Bu sebeple de görevlerini yapmaya gönüllü olmayan savaşçıların, gönüllü olmadıkları makamlara getirilmesini istemezdi.</p>

Attila, 5. yüzyılda Avrupa'da yaşamış olan Hun İmparatorluğu'nun hükümdarıdır. Macaristan'da İtil (Volga) Nehri kıyılarında doğdu. Adının manası, “İtil’de doğan” demektir. Attila, kurnaz bir savaşçıydı. Acımasız ve çok gururluydu. Birtakım göçebe kavimleri, Türkleri, Moğolları, Rusya ve Avrupa'nın diğer kavimlerini çevresinde toplayarak büyük bir savaş devleti kurdu. O, dünyanın tek hâkimi olmak istiyordu. Tıpkı Büyük İskender gibi bütün dünyaya hâkim olmak ihtirası ile dopdolu bulunan Attila, bu büyük emelini tamamen gerçekleştiremedi. Ancak tarihin tanıdığı en ünlü cihangirlerden biri oldu.


Cesaret Attila'nın en değer verdiği savaşçı ve liderlik özelliklerinden biri olmuştur. Bundan dolayı savaşma arzusu zayıf olan kişilerin komutanlık özelliği olmadığını düşünür ve arzusu zayıf komutanların, komutan olmak istemeyen kişiler olduğunu söylerdi. Bu sebeple de görevlerini yapmaya gönüllü olmayan savaşçıların, gönüllü olmadıkları makamlara getirilmesini istemezdi.

Ürün Hakkında Soru Sor