Ürün Bulunamadı.
Sessizliğin Sesi 2: Diyarbakırlı Ermeniler Konuşuy

Sessizliğin Sesi 2: Diyarbakırlı Ermeniler Konuşuy

Yazar(lar): Ferda Balancar
Yayınevi / Marka: Hrant Dink Vakfı Yayınları
Ciltsiz
%19 Indirim
12,96
(KDV DAHİL) 10,50TRL
/ Adet

Baskı Sayısı 1
Sayfa: 201
Boyut: 15x21
Kodu : 9786058657021
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver
<p>Bu çalışma, Diyarbakır'daki Ermenilerin kültürel varlığını yeniden tasavvur etme, bir tür kurma girişimidir. Kentin, 1980'li yıllara kadar kullanılan, ancak daha sonra cemaatsizlik nedeniyle hızla harabe halini alan Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin, yakın tarihte, Diyarbakır Belediyesi ve Ermeni kurumlarının işbirliğiyle restore edilerek yeniden ibadete açılmış olması, bu tasavvur ve yeniden kurma girişimleri açısından büyük bir önem taşıyor. Bu kitap da, bu anlamda, yitik bellek denizini oluşturan damlalardan biridir.<br />Ali Bayramoğlu, Önsöz</p><br/><p>Bu kitapta yer alan anlatıları okurken, sözlü tarihin türlü cilvelerini düşünmeden edemedim. Bunlar arasında, hayat hikâyelerinin dinleyicisini 'hakikate çağrısı', farklı iktidar katmanlarının duygular ekseninden ifadesi, ve belki de bu kadim şehrin, herkesin, her şeyin üstünden bizlere müstehzi bakışı var. 'Sessizliğin sesi' kadar, Diyarbakır'ın bize yüklediği duygusal ağırlığı da hissetmemek mümkün değil bu anlatılarda. Bugünün çok-yerli yerelliği içinde bile hâlâ kendisi olmayı sürdürebilen şehirlerimiz var. Diyarbakır Ermenileri konuşurken, insan ister istemez, yılların sırlarının şehrin surlarından çıkıp bize sorduğu yeni sorular üzerine tefekkür ediyor.<br />Arzu Öztürkmen, Sonsöz</p>

Bu çalışma, Diyarbakır'daki Ermenilerin kültürel varlığını yeniden tasavvur etme, bir tür kurma girişimidir. Kentin, 1980'li yıllara kadar kullanılan, ancak daha sonra cemaatsizlik nedeniyle hızla harabe halini alan Surp Giragos Ermeni Kilisesi'nin, yakın tarihte, Diyarbakır Belediyesi ve Ermeni kurumlarının işbirliğiyle restore edilerek yeniden ibadete açılmış olması, bu tasavvur ve yeniden kurma girişimleri açısından büyük bir önem taşıyor. Bu kitap da, bu anlamda, yitik bellek denizini oluşturan damlalardan biridir.
Ali Bayramoğlu, Önsöz


Bu kitapta yer alan anlatıları okurken, sözlü tarihin türlü cilvelerini düşünmeden edemedim. Bunlar arasında, hayat hikâyelerinin dinleyicisini 'hakikate çağrısı', farklı iktidar katmanlarının duygular ekseninden ifadesi, ve belki de bu kadim şehrin, herkesin, her şeyin üstünden bizlere müstehzi bakışı var. 'Sessizliğin sesi' kadar, Diyarbakır'ın bize yüklediği duygusal ağırlığı da hissetmemek mümkün değil bu anlatılarda. Bugünün çok-yerli yerelliği içinde bile hâlâ kendisi olmayı sürdürebilen şehirlerimiz var. Diyarbakır Ermenileri konuşurken, insan ister istemez, yılların sırlarının şehrin surlarından çıkıp bize sorduğu yeni sorular üzerine tefekkür ediyor.
Arzu Öztürkmen, Sonsöz

Ürün Hakkında Soru Sor