Ürün Bulunamadı.
Dekalog

Dekalog

Yazar(lar): Osman Özarslan
Yayınevi / Marka: Açılım Kitap
Ciltsiz
%30 Indirim
35,00
(KDV DAHİL) 24,50TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2013
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 388
Boyut: 13,5x21
Kodu : 9789944105491
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p> Dekalog’un temel kurgusunun üzerine oturduğu tez ve aynı zamanda kitaba ismini veren fikir, modernizmin ve ulus-devletlerin metafizikten arındırılmış, tamamen rasyonel bir aklı temsil ettiği klişesi ve ezberini yapı sökümüne uğratarak, aslında bu dönemin belki de tarihte hiç olmadığı kadar ritüellerle var olan ve metazifik dayatan bir iktidar biçimi olduğudur.<br />Dekalog’da bu bağlamda Kemalizmin ilahiyat kurgusu; mitoloji, mimari, edebiyat ve daha birçok alan üzerinden mercek altına alınarak, yalnız statik bir yapı olarak değil, dönemsel kırılmaları ve değişimleriyle birlikte, inceleniyor.Kemalist ilahiyatın ilmihali olarak kurgulanan Dekalog, incelediği yapının amorfluğuna uygun bir seyir takip etmekte; seyrin uğraklarına uygun olarak da kimi zaman Weber, Durkheim gibi kült düşünürlere, kimi zaman Frankfurt Okulunun heretik fikirlerine, kimi zaman da Post-Yapısalcı düşünürlerin teorik açılımlarına başvurmakta...<br />Dekalog’da, Kemalizmin tükenmiş siyasetinden değil ama ondan “epistomolojik kopuş”un imkânları aranırken, bilim ve bilimsel Marksizmin ‘bilimselliği’ sorgulana-rak, Kemalizmin tarihsel birikimi ile Marksizmin bu ekolü arasındaki, yapısal, kültü-rel, siyasal, ideolojik ve gündelik bağlara neşter atılmaya çalışılıyor.<br />Dekalog’da ayrıca, Türkiye’de Sol’un bir ilahiyatı olmadığı, ‘ateist’ olduğu varsayımı tartışmaya açılarak, aslında solun aydınlanma ve Kemalizm’den mülhem bir metafiziğe sahip olduğu iddiası ile Türkiye soluyla bir tür hesaplaşmaya girişiliyor.</p><br/><p> </p>

 Dekalog’un temel kurgusunun üzerine oturduğu tez ve aynı zamanda kitaba ismini veren fikir, modernizmin ve ulus-devletlerin metafizikten arındırılmış, tamamen rasyonel bir aklı temsil ettiği klişesi ve ezberini yapı sökümüne uğratarak, aslında bu dönemin belki de tarihte hiç olmadığı kadar ritüellerle var olan ve metazifik dayatan bir iktidar biçimi olduğudur.
Dekalog’da bu bağlamda Kemalizmin ilahiyat kurgusu; mitoloji, mimari, edebiyat ve daha birçok alan üzerinden mercek altına alınarak, yalnız statik bir yapı olarak değil, dönemsel kırılmaları ve değişimleriyle birlikte, inceleniyor.Kemalist ilahiyatın ilmihali olarak kurgulanan Dekalog, incelediği yapının amorfluğuna uygun bir seyir takip etmekte; seyrin uğraklarına uygun olarak da kimi zaman Weber, Durkheim gibi kült düşünürlere, kimi zaman Frankfurt Okulunun heretik fikirlerine, kimi zaman da Post-Yapısalcı düşünürlerin teorik açılımlarına başvurmakta...
Dekalog’da, Kemalizmin tükenmiş siyasetinden değil ama ondan “epistomolojik kopuş”un imkânları aranırken, bilim ve bilimsel Marksizmin ‘bilimselliği’ sorgulana-rak, Kemalizmin tarihsel birikimi ile Marksizmin bu ekolü arasındaki, yapısal, kültü-rel, siyasal, ideolojik ve gündelik bağlara neşter atılmaya çalışılıyor.
Dekalog’da ayrıca, Türkiye’de Sol’un bir ilahiyatı olmadığı, ‘ateist’ olduğu varsayımı tartışmaya açılarak, aslında solun aydınlanma ve Kemalizm’den mülhem bir metafiziğe sahip olduğu iddiası ile Türkiye soluyla bir tür hesaplaşmaya girişiliyor.


 

Ürün Hakkında Soru Sor