Ürün Bulunamadı.
Türk Siyasetinde Sivil - Asker İlişkileri

Türk Siyasetinde Sivil - Asker İlişkileri

Yazar(lar): Cengiz Sunay
Yayınevi / Marka: Orion Kitabevi
Ciltsiz
%15 Indirim
30,00
(KDV DAHİL) 25,50TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2010
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 480
Boyut: 15x21,5
Kodu : 9789944769518
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver
<br/>Askeri darbeler bir boşlukta ortaya çıkmadı. Türk modernleşme hareketinin ordu üzerindeki tesirinin yarattığı kurumsal kimliğin cumhuriyete devri neticesinde, ordu da onlarca yıl içinde değişti ve dönüştü.27 Mayıs da,12 Mart da,12 Eylül de, bu değişim ve dönüşümün farklı yüzleridir. Cumhuriyetin kurucu kadrosunun en önemli kesimini içinden çıkaran ordunun 27 Mayıs 1960,12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980'de yaptığı müdahaleler sebep ve sonuçlarının farklılığına rağmen ortak bir kurumsal refleksin eseridirler. Ordu tüm bu girişimlerinin gerekçesini, son tahlilde vatanın birlik ve selametinin yeniden tesisi argümanına dayandırmaktadır. Aslında bu gerekçeyi görüntüde haklı çıkaracak olay ve gelişmelerin var olduğu rahatlıkla gözlemlenebilmektedir. <br/><br/>27 Mayıs öncesindeki siyasi gerilim,12 Mart dönemindeki kimi terör hadiseleri ve nihayet 12 Eylül öncesi Türkiye'sinde yoğunluğunu gittiçe arttıran tedhiş hareketleri gibi. Yine de olaylar, geriye doğru gidilip ayrıntılarıyla analiz edildiğinde darbelerin, dönemin siyasi bunalımlarının çözümsüzlüğe doğru gittiği evrede değil, tersine bunalımı aşma yönünde gerçekçi çözümlere yaklaşıldığı, toplumun kendi dinamiğini harekete geçirerek çözümler üretme arifesine girdiği anda meydana geldiği görülüyor. Darbe, bir anlamda böylesine yararlı bir sürece ket vurmak amacıyla yapılıyor. <br/><br/>27 Mayıs'ta,12 Mart'ta ve nihayet 12 Eylül'de bunalım tam aşılacakken, ordu eliyle demokrasiye, yine rayından çıkan demokrasiyi yeniden rayına oturtmak adına paydos deniyor.<br/><br/>

Askeri darbeler bir boşlukta ortaya çıkmadı. Türk modernleşme hareketinin ordu üzerindeki tesirinin yarattığı kurumsal kimliğin cumhuriyete devri neticesinde, ordu da onlarca yıl içinde değişti ve dönüştü.27 Mayıs da,12 Mart da,12 Eylül de, bu değişim ve dönüşümün farklı yüzleridir. Cumhuriyetin kurucu kadrosunun en önemli kesimini içinden çıkaran ordunun 27 Mayıs 1960,12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980'de yaptığı müdahaleler sebep ve sonuçlarının farklılığına rağmen ortak bir kurumsal refleksin eseridirler. Ordu tüm bu girişimlerinin gerekçesini, son tahlilde vatanın birlik ve selametinin yeniden tesisi argümanına dayandırmaktadır. Aslında bu gerekçeyi görüntüde haklı çıkaracak olay ve gelişmelerin var olduğu rahatlıkla gözlemlenebilmektedir.

27 Mayıs öncesindeki siyasi gerilim,12 Mart dönemindeki kimi terör hadiseleri ve nihayet 12 Eylül öncesi Türkiye'sinde yoğunluğunu gittiçe arttıran tedhiş hareketleri gibi. Yine de olaylar, geriye doğru gidilip ayrıntılarıyla analiz edildiğinde darbelerin, dönemin siyasi bunalımlarının çözümsüzlüğe doğru gittiği evrede değil, tersine bunalımı aşma yönünde gerçekçi çözümlere yaklaşıldığı, toplumun kendi dinamiğini harekete geçirerek çözümler üretme arifesine girdiği anda meydana geldiği görülüyor. Darbe, bir anlamda böylesine yararlı bir sürece ket vurmak amacıyla yapılıyor.

27 Mayıs'ta,12 Mart'ta ve nihayet 12 Eylül'de bunalım tam aşılacakken, ordu eliyle demokrasiye, yine rayından çıkan demokrasiyi yeniden rayına oturtmak adına paydos deniyor.

Ürün Hakkında Soru Sor