Ürün Bulunamadı.
Veryansın

Veryansın

Yazar(lar): Nihat Genç
Yayınevi / Marka: Cadde Yayınları
Ciltsiz
%20 Indirim
25,00
(KDV DAHİL) 20,00TRL
/ Adet

Baskı Sayısı 0
Sayfa: 256
Boyut: 13,5x20
Kodu : 9789944298254
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>Bu insanların başında kubbe yok. Allah ile aralarına birileri girmiş. Bir duvar çekmiş, onları labirentlere almışlar. Tabiatın ırzına geçilirken, nükleer bombalar dünyamıza tehdit oluştururken, nerede bilim adamları, aydınlar? Eskiden belediyelerde kadrolu fareler vardı. Rögarlar sıkıştığında bu kemirici fareleri kanalların içini kemire kemire açsınlar diye atarlardı oraya. Rögar fareleriydi bunlar. Şimdi aydınlarımız. AKP hükümetinin başına bir sıkıntı geldiği zaman köşelerden rögarlara atılan fareler gibiler...</p><p>AKP'nin, inşaat şirketlerinin, altın şirketlerinin, nükleercile-rin önünü açmak üzere görev üstlenip Amerika'nın, iktidarın rögar fareleri oluyorlar... Bu rögar farelerinin şöyle dönüp de göğe, şu sonsuz semaya bir baktıkları yok. Bu topraklarda istediğimiz, altına gireceğimiz küçük bir kubbedir... Biz, bu ülkenin altınlarını değil, ağaçlarının gölgesini sevdik. Hafız'ın lafıdır; Rüzgâr geçtiği yerlerin kokusunu taşır...' Herkes bulunduğu yerin kokusunu taşır... Gökkubbenin veya rögarların...</p>

Bu insanların başında kubbe yok. Allah ile aralarına birileri girmiş. Bir duvar çekmiş, onları labirentlere almışlar. Tabiatın ırzına geçilirken, nükleer bombalar dünyamıza tehdit oluştururken, nerede bilim adamları, aydınlar? Eskiden belediyelerde kadrolu fareler vardı. Rögarlar sıkıştığında bu kemirici fareleri kanalların içini kemire kemire açsınlar diye atarlardı oraya. Rögar fareleriydi bunlar. Şimdi aydınlarımız. AKP hükümetinin başına bir sıkıntı geldiği zaman köşelerden rögarlara atılan fareler gibiler...

AKP'nin, inşaat şirketlerinin, altın şirketlerinin, nükleercile-rin önünü açmak üzere görev üstlenip Amerika'nın, iktidarın rögar fareleri oluyorlar... Bu rögar farelerinin şöyle dönüp de göğe, şu sonsuz semaya bir baktıkları yok. Bu topraklarda istediğimiz, altına gireceğimiz küçük bir kubbedir... Biz, bu ülkenin altınlarını değil, ağaçlarının gölgesini sevdik. Hafız'ın lafıdır; Rüzgâr geçtiği yerlerin kokusunu taşır...' Herkes bulunduğu yerin kokusunu taşır... Gökkubbenin veya rögarların...

Ürün Hakkında Soru Sor