Ürün Bulunamadı.
Ziya Gökalp, Kemalizm ve Türkiye'de Korporatizm

Ziya Gökalp, Kemalizm ve Türkiye'de Korporatizm

Yazar(lar): Taha Parla
Yayınevi / Marka: Metis Yayınları
Ciltsiz
%19 Indirim
28,50
(KDV DAHİL) 23,00TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2020
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 216
Boyut: 13x19,5
Kodu : 9786053161875
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>Türk siyasal düşüncesinin, hatta diyebiliriz ki Türk kamu felsefesinin temel eğilimi korporatizmdir. İster dayanışmacı ister faşist alt türleriyle olsun, bu eğilimin temel özelliği kapitalizme antiliberal bir teorik-ahlaki rasyonel sağlamaya çalışması ve Marksizm ile sosyalizme karşı olmasıdır.</p><br/><p>Korporatizm, toplumu birbirlerini uyum içinde tamamlayan organlardan, meslek zümrelerinden oluşan bir organizma olarak görür. Hem liberalizmin bireyciliğini, hem de sosyal sınıfların varlığını, sınıf çatışmasını ve emek-sermaye çelişkisini reddeder. Türkiye’deki aşırı ve ılımlı sağ akımlar ve partiler, silahlı kuvvetler, klasik Kemalistler, “Kemalist Sol” ve “sosyal demokratlar”, ama aynı zamanda belli ölçülerde bazı sol gruplar, sahip oldukları temel düşünsel kategoriler bakımından bu korporatist şemsiyenin altındadırlar; kritik siyasi karar anlarında, birbirlerinden farklıymış gibi duran bütün bu siyasi çizgiler arasındaki o şaşırtıcı uzlaşmaların nedeni de budur.</p><br/><p>Bu düşünce hattının en yetkin ve kaynak şahsiyeti olan Ziya Gökalp, çağdaşları ve ardından gelen kuşaklar tarafından özgün niteliğinden uzaklaştırılmış, sağa sola çekiştirilerek kendi hakikatinden koparılmıştır. Oysa eserleri bugün de dikkatle incelenmeyi hak eden bir özgünlüğe sahiptir. Taha Parla’nın klasikleşmiş kitabı bunu yapıyor: Hem Gökalp’in hakkını teslim etmeye, hem de onun düşünceleri üzerinden Türkiye’yi daha iyi anlamaya çalışıyor.</p><br/><p> </p>

Türk siyasal düşüncesinin, hatta diyebiliriz ki Türk kamu felsefesinin temel eğilimi korporatizmdir. İster dayanışmacı ister faşist alt türleriyle olsun, bu eğilimin temel özelliği kapitalizme antiliberal bir teorik-ahlaki rasyonel sağlamaya çalışması ve Marksizm ile sosyalizme karşı olmasıdır.


Korporatizm, toplumu birbirlerini uyum içinde tamamlayan organlardan, meslek zümrelerinden oluşan bir organizma olarak görür. Hem liberalizmin bireyciliğini, hem de sosyal sınıfların varlığını, sınıf çatışmasını ve emek-sermaye çelişkisini reddeder. Türkiye’deki aşırı ve ılımlı sağ akımlar ve partiler, silahlı kuvvetler, klasik Kemalistler, “Kemalist Sol” ve “sosyal demokratlar”, ama aynı zamanda belli ölçülerde bazı sol gruplar, sahip oldukları temel düşünsel kategoriler bakımından bu korporatist şemsiyenin altındadırlar; kritik siyasi karar anlarında, birbirlerinden farklıymış gibi duran bütün bu siyasi çizgiler arasındaki o şaşırtıcı uzlaşmaların nedeni de budur.


Bu düşünce hattının en yetkin ve kaynak şahsiyeti olan Ziya Gökalp, çağdaşları ve ardından gelen kuşaklar tarafından özgün niteliğinden uzaklaştırılmış, sağa sola çekiştirilerek kendi hakikatinden koparılmıştır. Oysa eserleri bugün de dikkatle incelenmeyi hak eden bir özgünlüğe sahiptir. Taha Parla’nın klasikleşmiş kitabı bunu yapıyor: Hem Gökalp’in hakkını teslim etmeye, hem de onun düşünceleri üzerinden Türkiye’yi daha iyi anlamaya çalışıyor.


 

Ürün Hakkında Soru Sor