Ürün Bulunamadı.
Ahiret Hayatı Cennet ve Cehennem

Ahiret Hayatı Cennet ve Cehennem

Yazar(lar): Muhyiddin İbn Arabi
Yayınevi / Marka: Litera Yayıncılık
Ciltsiz
(KDV DAHİL) 26,85TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2015
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 173
Boyut: 13,5x21
Kodu : 9786059925211
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>Sufiler ahireti yeryüzüne taşıyarak mebde ile mead arasında hayatın anlamını yeni bir gözle yorumlamışlardır. Bu yorumda ahiret varılacak bir yer olmaktan çıkararak insan hayatını manalı kılan ‘hayatın mana derinliğine’ döner. Bu nedenle insanın Allah ile karşılaşmayı ötelemesi manasızdır ve gaflettir. Mebde ile mead arasında hayatın bütünlüğünü fark etmek tasavvufun maksadıdır. Rabıta-i mevt, yani ölümü düşünmek tam da bu demektir.</p><br/><p>Hayatın anlamı böyle idrak edileceği gibi dinin maksadını teşkil eden ‘ihsan (Allah’ı görür gibi ibadet etmek-yaşamak)’’ da bu şekilde tahakkuk eder: Allah’ı görür gibi yaşamak ve her an O’nun huzurunda bulunduğunu bilmek!.. İnsan olmanın sorumluluğu da hazzı da bu idrakte ortaya çıkar. Tasavvuf bazı düşüncelerini ‘meczub’ diliyle anlatır. Hoca, ahiret hayatı ve kabirdeki sualden söz ederken meczup şöyle demiş: ‘Allah bize tek bir soru soracaktır: Ben seninleydim, sen kiminleydin?’ Tasavvuf Allah’ın her an insanla olduğunu bilerek beraberliğin farkına varmak demektir. Elinizdeki kitap İbnü’l-Arabi’nin Fütuhat-ı Mekkiyye’sinin ikinci cildinde yer alan 28-29. Kısımlar ile 61-67. bölümleri muhteva etmektedir.</p>

Sufiler ahireti yeryüzüne taşıyarak mebde ile mead arasında hayatın anlamını yeni bir gözle yorumlamışlardır. Bu yorumda ahiret varılacak bir yer olmaktan çıkararak insan hayatını manalı kılan ‘hayatın mana derinliğine’ döner. Bu nedenle insanın Allah ile karşılaşmayı ötelemesi manasızdır ve gaflettir. Mebde ile mead arasında hayatın bütünlüğünü fark etmek tasavvufun maksadıdır. Rabıta-i mevt, yani ölümü düşünmek tam da bu demektir.


Hayatın anlamı böyle idrak edileceği gibi dinin maksadını teşkil eden ‘ihsan (Allah’ı görür gibi ibadet etmek-yaşamak)’’ da bu şekilde tahakkuk eder: Allah’ı görür gibi yaşamak ve her an O’nun huzurunda bulunduğunu bilmek!.. İnsan olmanın sorumluluğu da hazzı da bu idrakte ortaya çıkar. Tasavvuf bazı düşüncelerini ‘meczub’ diliyle anlatır. Hoca, ahiret hayatı ve kabirdeki sualden söz ederken meczup şöyle demiş: ‘Allah bize tek bir soru soracaktır: Ben seninleydim, sen kiminleydin?’ Tasavvuf Allah’ın her an insanla olduğunu bilerek beraberliğin farkına varmak demektir. Elinizdeki kitap İbnü’l-Arabi’nin Fütuhat-ı Mekkiyye’sinin ikinci cildinde yer alan 28-29. Kısımlar ile 61-67. bölümleri muhteva etmektedir.

Ürün Hakkında Soru Sor