Ürün Bulunamadı.
Hayrabolulu Melami Şeyhi Ahmed-i Sarban Efendi Kül

Hayrabolulu Melami Şeyhi Ahmed-i Sarban Efendi Kül

Yazar(lar): Şaban Er
Yayınevi / Marka: Kutup Yıldızı Yayınları
Ciltli
%27 Indirim
55,00
(KDV DAHİL) 40,25TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2014
Baskı Sayısı 2
Sayfa: 381
Boyut: 16x24
Kodu : 9786055291280
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>İkinci baskısını yaptığımız bu çalışmamızda, Hicrî 952’de [1545/1546] Hayrabolu’da vefât eden ve dergâhında defnedilen Hayrabolulu Bayrâmî-Melâmî Şeyhi Ahmed-i Sârbân Hazretleri’ni çok tafsîlâtlı tanıtarak, kendi adına kayıtlı yazma dîvân nüshalarını mukâyeseli çevirdik ve talebesi ve halîfesi Ankaralı Hüsâmeddîn Efendi’ye ve bazı talebelerine gönderdiği iki mektûbunu Latin Harfleriyle transkribe ettik.</p><br/><p>Ahmed-i Sârbân Hazretleri’nin şiirleri ve hattâ kendisi bazı tarîhçiler ve akademisyenler tarafından, Hicrî 964’de [1556/1557] İstanbul’da vefât eden meşhûr Dukakinzâde Sülâlesi’nden Dukakinzâde Ahmed Beğ ile karıştırıldığından, çeviriye esâs aldığımız nüshayı, bunun ismine kayıtlı en mükemmel yazma dîvân nüshalarından biriyle de mukâyeseli olarak çalıştık. Bundan başka, Ahmed-i Sârbân Efendi’nin Hicrî 970’de [1562/1563] Kırklareli’nin Vize ilçesinde vefât eden ve dergâhının hazîresine defnedilen talebesi ve halîfesi Vizeli Kaygusuz Alâ’eddîn Alî Efendi’yi ve Bayrâmî-Melâmî silsilesini yazma şiir mecmûalarından, silsilenâmelerden hareketle tanıtarak, bunun 38 şiirini Latin Harflerine aktardık. Zîrâ, Vizeli Alâ’eddîn Alî Efendi’nin de şiirleri, hem hocası Ahmed-i Sârbân Efendi ile ve hem de kendisinden yüz kırk sene kadar önce yaşamış Kaygusuz Abdâl’ın şiirleriyle karıştırılmıştı. Bunlardan başka, Bayrâmî-Melâmî, Bayrâmî-Hamzevî ve Bayrâmî-Halvetî şeyhlerinin mezhebleri ve meşrebleri hakkında, yaşadıkları devirlerde ve günümüzde ileri sürülen bazı iddiâları, anlayışları ve görüşleri değerlendirdik. </p><br/><p>Gerek Ahmed-i Sârbân Efendi’nin ve Dukakinzâde Ahmed Beğ’in ve gerekse Vizeli Kaygusuz Alâ’eddîn Alî Efendi’nin dîvânlarının mü’ellif nüshaları bu zamâna kadar bulunamadığından, bunlar adına kayıtlı yazma nüshalardan hareketle, bu ihtilâflı mes’elede bu nüshaları esâs alarak, bazen de meşreblerinden, usûllerinden, dil ve üslûblarından hareket ederek ve bütün görüşleri dipnotlarda çıkararak, bizce uygun olanı da bildirdik. Çalışmamızın sonuna, çeviride esâs aldığımız yazma dîvân nüshalarından birinin, mektûblarının tamâmının ve istifâde ettiğimiz 60 kadar yazma şiir mecmû’asının birkaçının ve bazı dîvân nüshalarının birkaç sayfasının mikro-filmini koyduk. </p><br/><p>Selâmeti melâmette; kerâmeti istikâmette, izzeti uzlette, celveti halvette, sükûneti hayrette, muhabbeti mütâbe’atte ve gayrette, lezzeti sohbette bulan ve bilen; ilâhî aşkın, aşk edebinin, edeb zevkinin, zevk nûrunun sâhibi Yûnus Emre’nin lezzetini, Hâcı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin fesâhatini, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’nin kudretini hâtırlatan; Vizeli Şeyh Alâ’eddîn Alî Efendi’nin sühûletini, Seyyid Osmân-ı Hâşimî’nin samîmiyyetini, Azîz Mahmûd-ı Hüdâyî Hazretleri’nin izzetini, Zâkirzâde Abdullâh Efendi’nin halvetini, İsmâ’îl Hakkı Bursevî Hazretleri’nin celvetini, Edirneli Neşâtî Efendi’nin hayretini, Seyyid Sarı Abdullâh Efendi’nin belâgatini ve gayretini, Niyâzî-i Mısrî Hazretleri’nin Muhyiddîn-i Arabî Hazretleri’nin ma’nevî terbiyesindeki lezzetini müjdeleyen Hayrabolulu Bayrâmî-Melâmî Şeyhi Ahmed-i Sârbân Hazretleri’nin şiirleri ve mektûbları; işte o melâmet, selâmet, kerâmet, hayret, uzlet, halvet, celvet, lezzet, izzet ve sükûnet nûrlarının mazharıdır.</p><br/><p>- Kenan Şahin</p>

İkinci baskısını yaptığımız bu çalışmamızda, Hicrî 952’de [1545/1546] Hayrabolu’da vefât eden ve dergâhında defnedilen Hayrabolulu Bayrâmî-Melâmî Şeyhi Ahmed-i Sârbân Hazretleri’ni çok tafsîlâtlı tanıtarak, kendi adına kayıtlı yazma dîvân nüshalarını mukâyeseli çevirdik ve talebesi ve halîfesi Ankaralı Hüsâmeddîn Efendi’ye ve bazı talebelerine gönderdiği iki mektûbunu Latin Harfleriyle transkribe ettik.


Ahmed-i Sârbân Hazretleri’nin şiirleri ve hattâ kendisi bazı tarîhçiler ve akademisyenler tarafından, Hicrî 964’de [1556/1557] İstanbul’da vefât eden meşhûr Dukakinzâde Sülâlesi’nden Dukakinzâde Ahmed Beğ ile karıştırıldığından, çeviriye esâs aldığımız nüshayı, bunun ismine kayıtlı en mükemmel yazma dîvân nüshalarından biriyle de mukâyeseli olarak çalıştık. Bundan başka, Ahmed-i Sârbân Efendi’nin Hicrî 970’de [1562/1563] Kırklareli’nin Vize ilçesinde vefât eden ve dergâhının hazîresine defnedilen talebesi ve halîfesi Vizeli Kaygusuz Alâ’eddîn Alî Efendi’yi ve Bayrâmî-Melâmî silsilesini yazma şiir mecmûalarından, silsilenâmelerden hareketle tanıtarak, bunun 38 şiirini Latin Harflerine aktardık. Zîrâ, Vizeli Alâ’eddîn Alî Efendi’nin de şiirleri, hem hocası Ahmed-i Sârbân Efendi ile ve hem de kendisinden yüz kırk sene kadar önce yaşamış Kaygusuz Abdâl’ın şiirleriyle karıştırılmıştı. Bunlardan başka, Bayrâmî-Melâmî, Bayrâmî-Hamzevî ve Bayrâmî-Halvetî şeyhlerinin mezhebleri ve meşrebleri hakkında, yaşadıkları devirlerde ve günümüzde ileri sürülen bazı iddiâları, anlayışları ve görüşleri değerlendirdik.


Gerek Ahmed-i Sârbân Efendi’nin ve Dukakinzâde Ahmed Beğ’in ve gerekse Vizeli Kaygusuz Alâ’eddîn Alî Efendi’nin dîvânlarının mü’ellif nüshaları bu zamâna kadar bulunamadığından, bunlar adına kayıtlı yazma nüshalardan hareketle, bu ihtilâflı mes’elede bu nüshaları esâs alarak, bazen de meşreblerinden, usûllerinden, dil ve üslûblarından hareket ederek ve bütün görüşleri dipnotlarda çıkararak, bizce uygun olanı da bildirdik. Çalışmamızın sonuna, çeviride esâs aldığımız yazma dîvân nüshalarından birinin, mektûblarının tamâmının ve istifâde ettiğimiz 60 kadar yazma şiir mecmû’asının birkaçının ve bazı dîvân nüshalarının birkaç sayfasının mikro-filmini koyduk.


Selâmeti melâmette; kerâmeti istikâmette, izzeti uzlette, celveti halvette, sükûneti hayrette, muhabbeti mütâbe’atte ve gayrette, lezzeti sohbette bulan ve bilen; ilâhî aşkın, aşk edebinin, edeb zevkinin, zevk nûrunun sâhibi Yûnus Emre’nin lezzetini, Hâcı Bayrâm-ı Velî Hazretleri’nin fesâhatini, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’nin kudretini hâtırlatan; Vizeli Şeyh Alâ’eddîn Alî Efendi’nin sühûletini, Seyyid Osmân-ı Hâşimî’nin samîmiyyetini, Azîz Mahmûd-ı Hüdâyî Hazretleri’nin izzetini, Zâkirzâde Abdullâh Efendi’nin halvetini, İsmâ’îl Hakkı Bursevî Hazretleri’nin celvetini, Edirneli Neşâtî Efendi’nin hayretini, Seyyid Sarı Abdullâh Efendi’nin belâgatini ve gayretini, Niyâzî-i Mısrî Hazretleri’nin Muhyiddîn-i Arabî Hazretleri’nin ma’nevî terbiyesindeki lezzetini müjdeleyen Hayrabolulu Bayrâmî-Melâmî Şeyhi Ahmed-i Sârbân Hazretleri’nin şiirleri ve mektûbları; işte o melâmet, selâmet, kerâmet, hayret, uzlet, halvet, celvet, lezzet, izzet ve sükûnet nûrlarının mazharıdır.


- Kenan Şahin

Ürün Hakkında Soru Sor