Ürün Bulunamadı.
İyilerin Tesbihi

İyilerin Tesbihi

Yayınevi: Kurtuba Kitap
Ciltsiz
%39 Indirim
18,00
(KDV DAHİL) 11,00TRL

Y. Tarihi: 2011
Sayfa: 296
Kodu 9789756743973
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: 3 günde temin.

İslami ilimler, tasavvuf, dil, edebiyat ve şiir sanatları alanında ciddi eserler kaleme almış olan Nureddin Abdurrahman Cami, her şeyden önce bir şair olarak adını ölümsüzleştirmiştir. Sebk-i Hindi dönemi öncesinde yetişen son büyük şair olduğu için klasik farsça şiirin son şairi (hatemü’ş - şuara) olarak nitelenen, nesir ve nazım alanında onlarca kitap ve risale kaleme alan ve eserleriyle şöhreti Hindistan’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyaya yayılan Cami, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemleri şiirlerini üç ayrı divanda bir araya getirmiş, ayrıca büyük mesnevi şairleri Nizami ve Emir Husrev Dıhlevi’nin oluşturduğu "hamse" geleneğini geliştirerek yedi mesnevi kaleme almış ve bu mesnevi külliyatına Heft Evreng adını vermiştir.<br/><br/>Heft Evreng’in dördüncü mesnevisi olup ameli ahlak ve tasavvuf konularını içeren "Subhatu’l - Ebrar", "iyilerin tesbihi veya "iyilerin zikri" anlamına gelmektedir. Bu mesnevi, Cami’nin özellikle şekil bakımından en özgün sayabilceğimiz mesnevidir. Çünkü şair, bu manzumesini diğer mesnevilerin aksine hiçbir şairi örnek almadan yazmıştır. Bu eserde kullanılan vezin de Cami’den önce hiçbir şair tarafından bir mesnevi yazımında kullanılmamış; ancak Emir Husrev dihlevi, Noh Sipihr adlı mesnevisinin sadece birkaç beytinde bu vezni kullanılmıştır.<br/><br/>Toplam 2875 beyitten oluşan ve Timurlu Padişahı Sultan Hüseyin Baykara’ya ithaf edilen Subhatul’ - Ebrar, tevhid, naat, padişaha övgü ve öğüt, telif sebebi gibi kısımlardan sonra "Ikd" adı verilen kırk bölümden oluşmaktadır. "Ikd", gerdanlık, boncuk ve tespih taşı gibi anlamlara gelmektedir. Her bölümde dini, ahlaki ve tasavvufi bir konu işlenip bir hikaye ile pekiştirilmiştir.
İslami ilimler, tasavvuf, dil, edebiyat ve şiir sanatları alanında ciddi eserler kaleme almış olan Nureddin Abdurrahman Cami, her şeyden önce bir şair olarak adını ölümsüzleştirmiştir. Sebk-i Hindi dönemi öncesinde yetişen son büyük şair olduğu için klasik farsça şiirin son şairi (hatemü’ş - şuara) olarak nitelenen, nesir ve nazım alanında onlarca kitap ve risale kaleme alan ve eserleriyle şöhreti Hindistan’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyaya yayılan Cami, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemleri şiirlerini üç ayrı divanda bir araya getirmiş, ayrıca büyük mesnevi şairleri Nizami ve Emir Husrev Dıhlevi’nin oluşturduğu "hamse" geleneğini geliştirerek yedi mesnevi kaleme almış ve bu mesnevi külliyatına Heft Evreng adını vermiştir.

Heft Evreng’in dördüncü mesnevisi olup ameli ahlak ve tasavvuf konularını içeren "Subhatu’l - Ebrar", "iyilerin tesbihi veya "iyilerin zikri" anlamına gelmektedir. Bu mesnevi, Cami’nin özellikle şekil bakımından en özgün sayabilceğimiz mesnevidir. Çünkü şair, bu manzumesini diğer mesnevilerin aksine hiçbir şairi örnek almadan yazmıştır. Bu eserde kullanılan vezin de Cami’den önce hiçbir şair tarafından bir mesnevi yazımında kullanılmamış; ancak Emir Husrev dihlevi, Noh Sipihr adlı mesnevisinin sadece birkaç beytinde bu vezni kullanılmıştır.

Toplam 2875 beyitten oluşan ve Timurlu Padişahı Sultan Hüseyin Baykara’ya ithaf edilen Subhatul’ - Ebrar, tevhid, naat, padişaha övgü ve öğüt, telif sebebi gibi kısımlardan sonra "Ikd" adı verilen kırk bölümden oluşmaktadır. "Ikd", gerdanlık, boncuk ve tespih taşı gibi anlamlara gelmektedir. Her bölümde dini, ahlaki ve tasavvufi bir konu işlenip bir hikaye ile pekiştirilmiştir.

Ürün Hakkında Soru Sor