Ürün Bulunamadı.
Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadette İslam (4 Kitap Ta

Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadette İslam (4 Kitap Ta

Yazar(lar): Vecdi Akyüz
Yayınevi / Marka: Ensar Neşriyat
Ciltli
%30 Indirim
164,00
(KDV DAHİL) 115,00TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2007
Baskı Sayısı 2
Sayfa: 1792
Boyut: 17x25,5
Kodu : 9789944704441
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>Peygamberimizin yaşadığı dönemi tanımlamak için kullanılan Asr-ı Saadet, mutluluk çağı anlamına gelir. Bu kavram, İslâm kültüründe özel olarak İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.) e vahyin gelişinden sonraki dönemi tanımlamak için kullanılır. Bu dönemin, Hz. Muhammed in peygamberlik görevini almasıyla başladığı, vefatıyla sona erdiği kanaati yaygındır. Kimileri bu dönemi, Hulefa-i Raşidîn denilen dört halife devrinin sonuna kadar uzatır, bazı ilim adamları, Emevî halifesi Ömer b. Abdülazîz devrini de bu dönemin içine katarlar.</p><br/><p>Asr-ı Saadet, Hz. Muhammed in, Yüce Allah tan aldığı Kur an ayetlerini insanlara tebliğ ettiği ve kendi gözetim ve denetimi altında hayata geçirdiği dönemdir. Bu dönem, Dünyadaki tüm Müslümanlarca Altın Çağ olarak kabul edilir ve İslâm ın sadece bu dönemde eksiksiz ve mükemmel yaşandığına inanılır. Bu dönemde yaşanan hayat ve ortaya konan örneklik, Müslümanlar tarafından ilk ve en önemli kaynak olarak kabul edilir.</p><br/><p>Her Müslüman ın zihin dünyasının oluşumundaki en büyük pay hiç şüphesiz ki Asr-ı Saadet e aittir. Asr- Saadet dönemi her Müslüman için kutlu çağdır. İçinde hayatın her alanına ilişkin örneklikler taşır. Dünyadaki tüm Müslümanlar, yüzyıllardır o dönemdeki hayatın bir benzerini yaşamak ve yaşatmak için çaba sarfederler.<br />İslâm Medeniyetini inşa eden ana unsurlardan en önemlisi, Asr-ı Saadet adı verilen bu özel zaman diliminde ortaya konan ilkelerdir. Asr-ı Saadet in Müslümanların ilim, ahlak, düşünce ve toplumsal hayatlarının oluşumunda özel ve belirleyici bir öneme sahip olduğunda hiç şüphe yoktur. Bunun bir çok sebebi sayılabilir. Ancak belirtilmesi gereken sebeplerden ilki, bu dönemde, tüm Müslümanlar için pek çok yönüyle örnek alınması gerekli bir hayatın yaşanmış olmasıdır. Ayrıca İslâmi hayat ve düşünce dünyasının her alanına ilişkin ilk uygulamaların bu dönemde hayat bulmuş olması da Asr-ı Saadet in önemini artıran faktörlerin başında gelir.<br />Müslümanlar tarafından oluşturulmuş ve zaman içinde gelişip özel akım veya disiplin niteliğini kazanmış her önemli hareket, kendine Kur ân-ı Kerim yanında Hz. Muhammed in tatbikatına sahne olan Asr-ı Saadet ten de bir dayanak bulma ihtiyacını hissetmiştir. Tefsir den Fıkıh a, Tasavvuf tan Kelam a ve diğer fikrî ve ilmî faaliyet biçimlerine kadar Müslümanların düşünce ve davranışlarını yönlendiren her önemli oluşumun, köklerini Asr-ı Saadet e dayandırması, bu özel dönemin niçin farklı bir öneme sahip olduğunu yeterince açıklar.</p><br/><p>Siyaset ve genel toplumsal örgütlenme modelleri için de durum farksızdır. Bugünün şartlarında dahi, İslâm ın genel ilkelerinden hareketle toplumsal örgütlenme modeli üzerine kafa yoranlar, kendilerine Asr-ı Saadet ten meşru ve ikna edici dayanaklar bulmak durumundadırlar. Bu durum, İslâmî metodoloji açısından böyle olması gerektiği gibi, Müslüman aklı ve vicdanı tarafından genel kabul görmesi açısından da böyledir ve böyle olmak zorundadır.</p><br/><p>Ensar Yayın Grubu, bütün İslâm alimlerince tartışmasız olarak İslâm tarihinin en önemli dönemi olarak kabul edilen bu zaman diliminde yaşanan hayatı, bütün yönleriyle inceleyen önemli bir eser yayınladı.</p><br/><p>Bütün Y��nleriyle Asr-ı Saadet te İslâm, adıyla yayınlanan bu çalışma, dünyadaki tüm Müslümanlarca örnek alınan bu önemli dönemdeki ekonomik, sosyal, siyasal ve toplumsal hayatı incelemeyi amaçlıyor.</p><br/><p>Özel bir kağıda, renkli resimlerle desteklenmiş olarak 4 cilt halinde yayımlanan bu eser, İslâm ın yüzyıllar önceki saf halinin nasıl olduğu ve Hz. Peygamber in örnek ve önderliğinde nasıl yaşandığı sorusuna cevap olarak hazırlanmış. İlk döneme ait kaynak eserlerde dağınık olarak yer alan bilgiler, belirlenmiş konular ekseninde incelenerek okuyucuların istifadesine sunulmaya çalışılmış.</p><br/><p>Bu çalışma, ilk dönemdeki Müslümanların bireysel ve toplumsal hayatlarını, yaşadıkları ortamı, çevreleriyle ilişkilerini, vahyi (Kur ân ı) ve onun yorumu olan Sünneti nasıl anladıklarını, kurumsallaşmayı nasıl sağladıklarını, ekonomik, kültürel

Peygamberimizin yaşadığı dönemi tanımlamak için kullanılan Asr-ı Saadet, mutluluk çağı anlamına gelir. Bu kavram, İslâm kültüründe özel olarak İslâm Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.s.) e vahyin gelişinden sonraki dönemi tanımlamak için kullanılır. Bu dönemin, Hz. Muhammed in peygamberlik görevini almasıyla başladığı, vefatıyla sona erdiği kanaati yaygındır. Kimileri bu dönemi, Hulefa-i Raşidîn denilen dört halife devrinin sonuna kadar uzatır, bazı ilim adamları, Emevî halifesi Ömer b. Abdülazîz devrini de bu dönemin içine katarlar.


Asr-ı Saadet, Hz. Muhammed in, Yüce Allah tan aldığı Kur an ayetlerini insanlara tebliğ ettiği ve kendi gözetim ve denetimi altında hayata geçirdiği dönemdir. Bu dönem, Dünyadaki tüm Müslümanlarca Altın Çağ olarak kabul edilir ve İslâm ın sadece bu dönemde eksiksiz ve mükemmel yaşandığına inanılır. Bu dönemde yaşanan hayat ve ortaya konan örneklik, Müslümanlar tarafından ilk ve en önemli kaynak olarak kabul edilir.


Her Müslüman ın zihin dünyasının oluşumundaki en büyük pay hiç şüphesiz ki Asr-ı Saadet e aittir. Asr- Saadet dönemi her Müslüman için kutlu çağdır. İçinde hayatın her alanına ilişkin örneklikler taşır. Dünyadaki tüm Müslümanlar, yüzyıllardır o dönemdeki hayatın bir benzerini yaşamak ve yaşatmak için çaba sarfederler.
İslâm Medeniyetini inşa eden ana unsurlardan en önemlisi, Asr-ı Saadet adı verilen bu özel zaman diliminde ortaya konan ilkelerdir. Asr-ı Saadet in Müslümanların ilim, ahlak, düşünce ve toplumsal hayatlarının oluşumunda özel ve belirleyici bir öneme sahip olduğunda hiç şüphe yoktur. Bunun bir çok sebebi sayılabilir. Ancak belirtilmesi gereken sebeplerden ilki, bu dönemde, tüm Müslümanlar için pek çok yönüyle örnek alınması gerekli bir hayatın yaşanmış olmasıdır. Ayrıca İslâmi hayat ve düşünce dünyasının her alanına ilişkin ilk uygulamaların bu dönemde hayat bulmuş olması da Asr-ı Saadet in önemini artıran faktörlerin başında gelir.
Müslümanlar tarafından oluşturulmuş ve zaman içinde gelişip özel akım veya disiplin niteliğini kazanmış her önemli hareket, kendine Kur ân-ı Kerim yanında Hz. Muhammed in tatbikatına sahne olan Asr-ı Saadet ten de bir dayanak bulma ihtiyacını hissetmiştir. Tefsir den Fıkıh a, Tasavvuf tan Kelam a ve diğer fikrî ve ilmî faaliyet biçimlerine kadar Müslümanların düşünce ve davranışlarını yönlendiren her önemli oluşumun, köklerini Asr-ı Saadet e dayandırması, bu özel dönemin niçin farklı bir öneme sahip olduğunu yeterince açıklar.


Siyaset ve genel toplumsal örgütlenme modelleri için de durum farksızdır. Bugünün şartlarında dahi, İslâm ın genel ilkelerinden hareketle toplumsal örgütlenme modeli üzerine kafa yoranlar, kendilerine Asr-ı Saadet ten meşru ve ikna edici dayanaklar bulmak durumundadırlar. Bu durum, İslâmî metodoloji açısından böyle olması gerektiği gibi, Müslüman aklı ve vicdanı tarafından genel kabul görmesi açısından da böyledir ve böyle olmak zorundadır.


Ensar Yayın Grubu, bütün İslâm alimlerince tartışmasız olarak İslâm tarihinin en önemli dönemi olarak kabul edilen bu zaman diliminde yaşanan hayatı, bütün yönleriyle inceleyen önemli bir eser yayınladı.


Bütün Yönleriyle Asr-ı Saadet te İslâm, adıyla yayınlanan bu çalışma, dünyadaki tüm Müslümanlarca örnek alınan bu önemli dönemdeki ekonomik, sosyal, siyasal ve toplumsal hayatı incelemeyi amaçlıyor.


Özel bir kağıda, renkli resimlerle desteklenmiş olarak 4 cilt halinde yayımlanan bu eser, İslâm ın yüzyıllar önceki saf halinin nasıl olduğu ve Hz. Peygamber in örnek ve önderliğinde nasıl yaşandığı sorusuna cevap olarak hazırlanmış. İlk döneme ait kaynak eserlerde dağınık olarak yer alan bilgiler, belirlenmiş konular ekseninde incelenerek okuyucuların istifadesine sunulmaya çalışılmış.


Bu çalışma, ilk dönemdeki Müslümanların bireysel ve toplumsal hayatlarını, yaşadıkları ortamı, çevreleriyle ilişkilerini, vahyi (Kur ân ı) ve onun yorumu olan Sünneti nasıl anladıklarını, kurumsallaşmayı nasıl sağladıklarını, ekonomik, kültürel

Ürün Hakkında Soru Sor