Ürün Bulunamadı.
Benzersiz Mevlana

Benzersiz Mevlana

Yazar(lar): I.M.Panayotopulos
Yayınevi: Arion Yayınevi
Ciltsiz
%29 Indirim
14,00
(KDV DAHİL) 10,00TRL

Y. Tarihi: 2007
Sayfa: 190
Boyut: 13x19,5
Kodu 9789755711010
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: 3 günde temin.

13. Asrın ortalarında Horasan dağları ile bozkırlarından kalkıp Konya’ya gelen Doğulu bir düşünür, o zamana kadar değişik kültür ve coğrafyalardan gelen bilgileri olağanüstü seziş ve duyuşunun perspektifi altında kullanarak asırlar sonraki dünyanın, bugünkü Batı Medeniyeti diye bildiğimiz felsefi sistemlerin temellerini atıyor... Spinoza’ya, Goethe’ye, Novalis’e, Kierkegaard’a, Nietzsche’ye, Dostoyevski’ye, Gabriel Marcel’e, Rilke’ye yollarını açıyor.<br/><br/>Bu suretle, 13. Asrın Selçuklu Konya’sı Renaissance’ın beşiği olarak karşımıza çıkmış, tüm görkemiyle yükseliyor. Diyebiliriz ki, tüm felsefi sistemlerin en insancası olan Varoluşçuluk’un -Heraklitos’tan sonra- ilk ve gerçek temsilcisi, bin iki yüz ortalarının Anadolusundaki Mevlana’dır.<br/><br/>Asrımızın başında Gabriel Marcel’in "sen, ben’in karşısında oturan ben’dir" şeklindeki motto’yu ortaya koymasından sekiz yüzyıl kadar önce, Mevlana, "benimle senin aranda ne ben ne de sen vardır" demiştir.
13. Asrın ortalarında Horasan dağları ile bozkırlarından kalkıp Konya’ya gelen Doğulu bir düşünür, o zamana kadar değişik kültür ve coğrafyalardan gelen bilgileri olağanüstü seziş ve duyuşunun perspektifi altında kullanarak asırlar sonraki dünyanın, bugünkü Batı Medeniyeti diye bildiğimiz felsefi sistemlerin temellerini atıyor... Spinoza’ya, Goethe’ye, Novalis’e, Kierkegaard’a, Nietzsche’ye, Dostoyevski’ye, Gabriel Marcel’e, Rilke’ye yollarını açıyor.

Bu suretle, 13. Asrın Selçuklu Konya’sı Renaissance’ın beşiği olarak karşımıza çıkmış, tüm görkemiyle yükseliyor. Diyebiliriz ki, tüm felsefi sistemlerin en insancası olan Varoluşçuluk’un -Heraklitos’tan sonra- ilk ve gerçek temsilcisi, bin iki yüz ortalarının Anadolusundaki Mevlana’dır.

Asrımızın başında Gabriel Marcel’in "sen, ben’in karşısında oturan ben’dir" şeklindeki motto’yu ortaya koymasından sekiz yüzyıl kadar önce, Mevlana, "benimle senin aranda ne ben ne de sen vardır" demiştir.

Ürün Hakkında Soru Sor