Ürün Bulunamadı.
Göç

Göç

Yazar(lar): Sofya Kurban
Yayınevi: Phoenix Yayınevi
Ciltsiz
%20 Indirim
15,00
(KDV DAHİL) 12,00TRL

Y. Tarihi: 2012
Sayfa: 112
Boyut: 13,5x19,5
Kodu 9786055738969
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: 3 günde temin.

Sofya; Çin’in bizim Sincan diye adlandırdığımız eyaletinde sürgünlüğü yaşamış dört çocuklu bir ailenin bireyi. O<br/>topraklarda doğmuş, adı, bilge anlamında. Derin bir duyarlılığı, yoğun bir edebiyat kültürü var. Onu ilk tanıdığımda<br/>dikkatimi çeken yanı heyecanı, coşkusu ve köklü edebiyata hâkimiyetiydi. Göç’te öyküleştirdiği yaşanmışlıklar çok<br/>içten; canlılıkları insanı sarsıyor. Birbirlerine bağlayarak kurguladığı öykülerdeki gerçeklik ve yaşanmışlık, okuru;<br/>zaman, mekân ve koşulların değişimine bağlı olarak süreğen biçimde sarsıp duruyor. Bunu yaparken umudun hiç<br/>kesilmediğini yumuşak anlatımıyla vurgulayıp geçiyor. Bu sırada dile getirdiği insanlık halleri çok çarpıcı. Dönüp<br/>dönüp okumak gereğini duyuruyor. Nasıl bir duyarlılıktır bu ve nasıl net, temiz, güzel ve farklı bir anlatımdır?<br/><br/>Sofya’nın sürgün dünyası; benliğini algıladığı çağdan başlayarak, yaşadığı topraklarda eğreti ve korunmasız<br/>olduğunun bilincine vardığı zor bir yaşam atmosferi. Aile dağılmış, dışlanmış ve yoksul. Onun bunlardan çok,<br/>yaşanan ve yaşanabilir olan sürekli korkunun farkında oluşu, yapıtını özgün kılan yanlarından biri. Sonra Göç’ü<br/>anlatmaya başlar. Varılan yer: İstanbul. Göç, bir yerde sonlanmıyormuş meğerse. Göç, gidilecek yerlere<br/>varıldığında değil, kök salınması başladığında değişecek bir yaşamın umududur.<br/><br/>Dilerim arkası gelir. Sofya’nın olağandışı anlatımı artık özlediğimiz bir şey.<br/>-Ayla Kutlu-
Sofya; Çin’in bizim Sincan diye adlandırdığımız eyaletinde sürgünlüğü yaşamış dört çocuklu bir ailenin bireyi. O
topraklarda doğmuş, adı, bilge anlamında. Derin bir duyarlılığı, yoğun bir edebiyat kültürü var. Onu ilk tanıdığımda
dikkatimi çeken yanı heyecanı, coşkusu ve köklü edebiyata hâkimiyetiydi. Göç’te öyküleştirdiği yaşanmışlıklar çok
içten; canlılıkları insanı sarsıyor. Birbirlerine bağlayarak kurguladığı öykülerdeki gerçeklik ve yaşanmışlık, okuru;
zaman, mekân ve koşulların değişimine bağlı olarak süreğen biçimde sarsıp duruyor. Bunu yaparken umudun hiç
kesilmediğini yumuşak anlatımıyla vurgulayıp geçiyor. Bu sırada dile getirdiği insanlık halleri çok çarpıcı. Dönüp
dönüp okumak gereğini duyuruyor. Nasıl bir duyarlılıktır bu ve nasıl net, temiz, güzel ve farklı bir anlatımdır?

Sofya’nın sürgün dünyası; benliğini algıladığı çağdan başlayarak, yaşadığı topraklarda eğreti ve korunmasız
olduğunun bilincine vardığı zor bir yaşam atmosferi. Aile dağılmış, dışlanmış ve yoksul. Onun bunlardan çok,
yaşanan ve yaşanabilir olan sürekli korkunun farkında oluşu, yapıtını özgün kılan yanlarından biri. Sonra Göç’ü
anlatmaya başlar. Varılan yer: İstanbul. Göç, bir yerde sonlanmıyormuş meğerse. Göç, gidilecek yerlere
varıldığında değil, kök salınması başladığında değişecek bir yaşamın umududur.

Dilerim arkası gelir. Sofya’nın olağandışı anlatımı artık özlediğimiz bir şey.
-Ayla Kutlu-

Ürün Hakkında Soru Sor