Ürün Bulunamadı.
Haremin Sultanları

Haremin Sultanları

Yazar(lar): Fazlı Necip
Yayınevi: MAYA KİTAP
Ciltsiz
%30 Indirim
15,00
(KDV DAHİL) 10,50TRL

Y. Tarihi: 2011
Sayfa: 332
Boyut: 13,5x21
Kodu 9786055675226
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: 3 günde temin.

Nurü’l-ayn sadece İstanbul’da değil, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir cariyeydi. Feleğin cilveleri onu oradan oraya savurmasaydı, belki çoktan bir kraliçe yahut sarayda bir haseki olacaktı. Kim bilir, belki yine de buydu kaderi. Bir zengin onu satın alır ve saraya takdim ederse eğer... Ve bir gün zengin bir adam, Nurü’l-ayn’ı satın alıp Padişaha hediye etti. İmparatorluğun başına açtığı beladan bihaberdi...<br/><br/>Osmanlı tarihinde Kösem Valide adıyla şöhret kazanan Mahpeyker Sultan da istisnai bir kadındı. Rum papazının bu çok güzel ve çok zeki kızı, kaçırılarak saraya takdim edildiği zaman henüz çocuk denecek yaşta olmasına rağmen Sultan Ahmet’i etkilemeye, sarayda büyük bir nüfuz edinmeye muvaffak olmuştu. Yaşı ile birlikte yetenekleri de büyüdü, gelişti. Oğlu Sultan Murat namına saltanatı büsbütün ele aldığı senelerde güç ve kudretin sembolü haline geldi. Müthiş cüretkâr, neredeyse gözle görülür, elle tutulur bir ihtiras sahibiydi. Zekası, azmi ve cesaretiyle herkesi etkiliyor, arzuları, aşkı ve düşmanlığı ise korkutuyordu.<br/><br/>Sonra bir de Şekerpare Haseki, Hubyar Kadın ve Fitne Kumkuması Hamide Hatun vardı tabii. Haremde sultanlık mücadelesi iki kişi arasında kalmayacak, Osmanlı Sarayı hiç olmadığı kadar karışacaktı...
Nurü’l-ayn sadece İstanbul’da değil, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir cariyeydi. Feleğin cilveleri onu oradan oraya savurmasaydı, belki çoktan bir kraliçe yahut sarayda bir haseki olacaktı. Kim bilir, belki yine de buydu kaderi. Bir zengin onu satın alır ve saraya takdim ederse eğer... Ve bir gün zengin bir adam, Nurü’l-ayn’ı satın alıp Padişaha hediye etti. İmparatorluğun başına açtığı beladan bihaberdi...

Osmanlı tarihinde Kösem Valide adıyla şöhret kazanan Mahpeyker Sultan da istisnai bir kadındı. Rum papazının bu çok güzel ve çok zeki kızı, kaçırılarak saraya takdim edildiği zaman henüz çocuk denecek yaşta olmasına rağmen Sultan Ahmet’i etkilemeye, sarayda büyük bir nüfuz edinmeye muvaffak olmuştu. Yaşı ile birlikte yetenekleri de büyüdü, gelişti. Oğlu Sultan Murat namına saltanatı büsbütün ele aldığı senelerde güç ve kudretin sembolü haline geldi. Müthiş cüretkâr, neredeyse gözle görülür, elle tutulur bir ihtiras sahibiydi. Zekası, azmi ve cesaretiyle herkesi etkiliyor, arzuları, aşkı ve düşmanlığı ise korkutuyordu.

Sonra bir de Şekerpare Haseki, Hubyar Kadın ve Fitne Kumkuması Hamide Hatun vardı tabii. Haremde sultanlık mücadelesi iki kişi arasında kalmayacak, Osmanlı Sarayı hiç olmadığı kadar karışacaktı...

Ürün Hakkında Soru Sor