Ürün Bulunamadı.
Dünyanın Yörüngesini Değiştiren Casuslar

Dünyanın Yörüngesini Değiştiren Casuslar

Yazar(lar): Mustafa Ersöz
Yayınevi / Marka: Yason Yayıncılık
Ciltsiz
%38 Indirim
12,00
(KDV DAHİL) 7,50TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2015
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 336
Boyut: 13,5x21
Kodu : 9786059197229
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>İstanbul'da iki senem dolunca, Ahmed efendiye, vatanıma dönmek istediğimi söyledim. (Gitme, niçin gidiyorsun? İstanbul'da ne ararsan var. Allahü Teala, bu şehre, din ve dünyayı birlikte vermiştir. Annenin ve babanın vefat ettiğini kardeşlerinin olmadığını söylemiştirn. Öyleyse, İstanbul'a yerleş) dedi. Ahmed efendi bana çok alışmıştı. Onun için, benden ayrılmak istemiyor ve İstanbul'a yerleşmem hususunda çok ısrar ediyordu. Fakat, vatani vazifem beni, Londra'ya dönüp, nezarete, hilafet merkezi ile alakalı geniş bir rapor sunup, yeni emirler almak için zorluyordu.</p><br/><p>İstanbul'da bulunduğum müddetçe, her ay Müstemlekeler nezaretinde müşahede ettiğim hadislerle alakalı bir rapor gönderdim. Bir kere raporumda, yanında çalıştığım adam, bana livata etmek isterse, ne yapayım dedim. Cevapta bana (Bu iş hedefe ulaşmayı kolaylaştırıyorsa, yapabilirsin) denildi. Bu cevabı okuyunca, çok kızdım. Sanki dünya başıma yıkılmıştı. Evet, bu habis fi'lin İngilterede yaygın olduğunu evvelden biliyordum. Fakat, büyüklerimin emredecekleri hatırıma gelmezdi. Ne yapayım ki, bardağı son damlasına kadar içmekten başka çarem yoktu. Onun için sustum ve vazifeme devam ettim.</p>

İstanbul'da iki senem dolunca, Ahmed efendiye, vatanıma dönmek istediğimi söyledim. (Gitme, niçin gidiyorsun? İstanbul'da ne ararsan var. Allahü Teala, bu şehre, din ve dünyayı birlikte vermiştir. Annenin ve babanın vefat ettiğini kardeşlerinin olmadığını söylemiştirn. Öyleyse, İstanbul'a yerleş) dedi. Ahmed efendi bana çok alışmıştı. Onun için, benden ayrılmak istemiyor ve İstanbul'a yerleşmem hususunda çok ısrar ediyordu. Fakat, vatani vazifem beni, Londra'ya dönüp, nezarete, hilafet merkezi ile alakalı geniş bir rapor sunup, yeni emirler almak için zorluyordu.


İstanbul'da bulunduğum müddetçe, her ay Müstemlekeler nezaretinde müşahede ettiğim hadislerle alakalı bir rapor gönderdim. Bir kere raporumda, yanında çalıştığım adam, bana livata etmek isterse, ne yapayım dedim. Cevapta bana (Bu iş hedefe ulaşmayı kolaylaştırıyorsa, yapabilirsin) denildi. Bu cevabı okuyunca, çok kızdım. Sanki dünya başıma yıkılmıştı. Evet, bu habis fi'lin İngilterede yaygın olduğunu evvelden biliyordum. Fakat, büyüklerimin emredecekleri hatırıma gelmezdi. Ne yapayım ki, bardağı son damlasına kadar içmekten başka çarem yoktu. Onun için sustum ve vazifeme devam ettim.

Ürün Hakkında Soru Sor