Ürün Bulunamadı.
Gemi : 20. Yüzyıl Hikayeleri

Gemi : 20. Yüzyıl Hikayeleri

Yazar(lar): Ahmet B. Karabacak
Yayınevi / Marka: Bilgeoğuz Yayınları
Ciltsiz
%35 Indirim
11,11
(KDV DAHİL) 7,25TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2015
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 92
Boyut: 13,5x21
Kodu : 9786054369199
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver

Teslimat süresi: Stoktan teslim

<p>Türkiye’de 1960 yılındaki hükümet darbesinden sonra, 1961 yılında yeni bir anayasa yürürlüğe girdi. Bu anayasa gerçekten Türkiye’nin gördüğü, en geniş hürriyetleri getiren bir anayasa idi. Ama bu anayasa o zamana kadar yer altı çalışması yapan Türk ve Türkiye düşmanlarına da geniş bir çalışma alanı açmıştı. Rus ve Çin emperyalizmine bilerek veya bilmeyerek hizmet eden pek çok yayın o dönemde devreye girdi.</p><br/><p>Biz o günün gençliği olarak, buna karşı aynı sahada mücadele etmek amacıyla, benim sahipliğini yaptığım Zeren adlı bir fikir ve edebiyat dergisi çıkardık ve yazılarımızı önce o dergide, sonra başka dergi ve gazetelerde yayınladık. Yazılarımız, hikayelerimiz ve şiirle­rimiz Toplumcu bir anlayışla yazılıyordu. Fakirliği ve yoksulluğu bir sömürü aracı olarak kullananlara karşı, bizim çizgimiz o zaman çok büyük ilgiyle karşılandı ve yankı buldu. Pek çok sanata düşkün genç bu yolu izledi.</p><br/><p>Kitaptaki hikâyeler o günün eserleridir. Köyü ve köylüyü sömürenlere karşı, bu hikâyelere İstanbul hikayeleri de diyebiliriz. O günlerin sosyal hayatını da bir nebze aksettiren bu hikâyeleri ve şiir­leri o zaman Edip Kemal adı ile yayınlamıştım. Karışıklık olmasın diye bu kitapta asıl ismimle beraber onu da kullandım.</p>

Türkiye’de 1960 yılındaki hükümet darbesinden sonra, 1961 yılında yeni bir anayasa yürürlüğe girdi. Bu anayasa gerçekten Türkiye’nin gördüğü, en geniş hürriyetleri getiren bir anayasa idi. Ama bu anayasa o zamana kadar yer altı çalışması yapan Türk ve Türkiye düşmanlarına da geniş bir çalışma alanı açmıştı. Rus ve Çin emperyalizmine bilerek veya bilmeyerek hizmet eden pek çok yayın o dönemde devreye girdi.


Biz o günün gençliği olarak, buna karşı aynı sahada mücadele etmek amacıyla, benim sahipliğini yaptığım Zeren adlı bir fikir ve edebiyat dergisi çıkardık ve yazılarımızı önce o dergide, sonra başka dergi ve gazetelerde yayınladık. Yazılarımız, hikayelerimiz ve şiirle­rimiz Toplumcu bir anlayışla yazılıyordu. Fakirliği ve yoksulluğu bir sömürü aracı olarak kullananlara karşı, bizim çizgimiz o zaman çok büyük ilgiyle karşılandı ve yankı buldu. Pek çok sanata düşkün genç bu yolu izledi.


Kitaptaki hikâyeler o günün eserleridir. Köyü ve köylüyü sömürenlere karşı, bu hikâyelere İstanbul hikayeleri de diyebiliriz. O günlerin sosyal hayatını da bir nebze aksettiren bu hikâyeleri ve şiir­leri o zaman Edip Kemal adı ile yayınlamıştım. Karışıklık olmasın diye bu kitapta asıl ismimle beraber onu da kullandım.

Ürün Hakkında Soru Sor