Ürün Bulunamadı.
Bir Sonsuzluk Deneyimi Olarak Yazmak

Bir Sonsuzluk Deneyimi Olarak Yazmak

Yazar(lar): Funda Özşener
Yayınevi / Marka: Mitos Boyut Yayınları
Ciltsiz
%25 Indirim
22,00
(KDV DAHİL) 16,50TRL
/ Adet

Y. Tarihi: 2016
Baskı Sayısı 1
Sayfa: 128
Boyut: 14x21,5
Kodu : 9786059306089
Alışveriş Listesine Ekle Taksit Seçenekleri Stoğa Girince Haber Ver
<p>“Tarık Günersel’in piyesleriyle gerçek anlamda ilgilenmeye başladığımda Yarım Bardak Su yayınlanmıştı. İlk şiir kitabı Otmopoli’de Akşam’ın 1982’de, öykü kitabı Bedenlere İnanır mısınız’ın 1999’da yayınlandığı, uzun zamandır Birikim Dergisi’nde şiirlerinin yer aldığı, besteci Selman Ada’nın 1989 senesinde tamamlanan Alibaba & 40 operasının 1991’den günümüze hem Türkiye hem de dünya sahnelerinde yer bulduğu düşünülürse çağdaş bir sanatçıya yönelik bilgimin çok zayıf kalmış olduğu görülür.</p><br/><p>Bu açığı zaman içinde kapattım. Ne var ki merakım artık sadece yapıtlara değil, onlar kadar, hatta daha da fazla, eleştiri yöntemlerinin kendisineydi. Ve böyle bir yakınlıktan söz edilebilirse eğer okuyucu/yapıt ilişkisini anlamanın sanatçı ve yapıtı anlamaya da olanak tanıyacağını düşünüyordum. Fakat hangi yoldan? Belki söylemin ortaya koyduğu, izi sürülebilir, açık bazı kavramların belirginleştirdiği bağları, görmek-vurgulamak açısından. Ve bunu içinden, yüksek sesle okuyan eski tip bir okuyucu gibi yapabilmek neredeyse… Piyesleri bu amaçla okudum. Elinizdeki kitabı da hâlâ devam eden bir okuma sayabilirsiniz. Bir deneme. Böyle adlandırıyorum.”</p><br/><p>- Funda Özşener</p>

“Tarık Günersel’in piyesleriyle gerçek anlamda ilgilenmeye başladığımda Yarım Bardak Su yayınlanmıştı. İlk şiir kitabı Otmopoli’de Akşam’ın 1982’de, öykü kitabı Bedenlere İnanır mısınız’ın 1999’da yayınlandığı, uzun zamandır Birikim Dergisi’nde şiirlerinin yer aldığı, besteci Selman Ada’nın 1989 senesinde tamamlanan Alibaba & 40 operasının 1991’den günümüze hem Türkiye hem de dünya sahnelerinde yer bulduğu düşünülürse çağdaş bir sanatçıya yönelik bilgimin çok zayıf kalmış olduğu görülür.


Bu açığı zaman içinde kapattım. Ne var ki merakım artık sadece yapıtlara değil, onlar kadar, hatta daha da fazla, eleştiri yöntemlerinin kendisineydi. Ve böyle bir yakınlıktan söz edilebilirse eğer okuyucu/yapıt ilişkisini anlamanın sanatçı ve yapıtı anlamaya da olanak tanıyacağını düşünüyordum. Fakat hangi yoldan? Belki söylemin ortaya koyduğu, izi sürülebilir, açık bazı kavramların belirginleştirdiği bağları, görmek-vurgulamak açısından. Ve bunu içinden, yüksek sesle okuyan eski tip bir okuyucu gibi yapabilmek neredeyse… Piyesleri bu amaçla okudum. Elinizdeki kitabı da hâlâ devam eden bir okuma sayabilirsiniz. Bir deneme. Böyle adlandırıyorum.”


- Funda Özşener

Ürün Hakkında Soru Sor